NOEL VE YILBAŞI: "Hz. İsa'nın Doğumu mu?... "
Yazar Salih İnci   

NOEL VE YILBAŞI: "Hz. İsa'nın Doğumu mu? Yoksa Putperest Geleneğin devamı mı?"

Kitle iletişim imkanlarının artmasıyla dünyamızın büyük bir köye dönüştüğü çağımızda, Batı kültürü her alanda kendini hissettirmekte, kendi bünyemize ve değer yargılarımıza yabancı bir çok batılı dini ve kültürel unsur, doğrudan veya basın yayın yoluyla dolaylı olarak gündelik yaşamımıza girmiş bulunmaktadır.

Bu konulardan biri de şüphesiz her yıl içinde bulunduğumuz bu ayın sonundaki “Noel” ve “Yılbaşı” kutlamalarıdır.

Noel, bu gün Hıristiyanlar tarafından Hz. İsa’nın doğum günü olarak kabul edilen ve kutsal bir gün olarak kutlanan dini bir bayramdır. Ancak günümüzde Noel, bir çok kişi tarafından “Yılbaşı” kutlamaları ile karıştırılmakta, hatta birbiriyle özdeşleştirilmektedir. Oysa ikisi tamamen farklı şeylerdir. Belki de tek ortak yanı “umumiyetle” her ikisinin de daha çok batılılar tarafından kutlanıyor olmasıdır.

Noel gecesi, Batı Hristiyan dünyasında Aralığın 24’ünü 25’ine bağlayan gece, Doğu Hristiyanlığı’nda ise Ocağın 5’ini 6’sına bağlayan gecede kutlanır. Bu gün Batıda “Christmas” tatilinin her iki grubun da bu dini bayramı kutlayabilmeleri için iki farklı günü de içine alacak şekilde iki hafta gibi uzun bir zamana yayılmasının bir espirisi de budur.

Hristiyan dindarlar kendilerince kutsal kabul ettikleri bu geceyi (geceleri) dini bir hava içerisinde kutlamaya çalışırlar. Bu gecede başta Batıda Roma’daki Saint Pietro Kilisesi, Doğuda ise Fener ve diğer Patriklik merkezleri olmak üzere, kiliselerde büyük katılımlarla dini ayinler düzenlenir, dualar edilir. Hatta bu görüntüler bir çok televizyon tarafından canlı yayınlarla takip edilir. Dolayısı ile bu gecede Hıristiyanlar “Noel Eğlencesi” değil, eğlenceden uzak dini bir atmosfer içerisinde “Noel Ayini” yapmaya çalışırlar. Yılbaşı ise, menşei çok eskilere dayanan bir kült olarak, yeni bir yılın başlaması adına, genel ahlak kurallarını da hiç dikkate almaksızın aşırı derecede eğlence, zevk ve sefa içerisinde geçirmeleridir. 1 Ocak gecesi Batılıların dışında dünyanın diğer yerlerindeki insanlarca da kutlanan bir gecedir.

Bu gün Hristiyanlarca dini içerikli olarak kullanılan Noel de aslında menşe itibariyle Hristiyanlığa ait bir kelime değildir. Eski Grekçe ve Latincede “yeni güneş, ilk gün, ayın yeni günü” gibi anlamlara gelen kelime, zamanla Paganlarda yeni yılın başlangıcında yapılan şenliklere ad olarak kullanılmıştır. Romalılar da, büyük bir şahsın gelişini selamlamak, doğum haberi vermek gibi mutlu bir olayı anlatırken “Noel Noel! diye seslenirlerdi. Hz. İsa’dan çok önceleri kutlanan “Zamanın Doğuşu” (Aion), “Işık Bayramı” (Epiphanie), “Aydınlık Bayramı” (Phota), “İmparatorluk Bayramı” (Theophaneia) ve “Doğuş Bayramı” (Genethlia) gibi Putperest Romalıların, Greklerin, Mısırlıların da benzer kutlama günleri vardı. Hristiyanlık sonrası dönemde, pagan/putperestlikten kalma bir çok adeti Hristiyanlaştırmakta pek mahir olan Kilise Babalarının (Hristiyanlığın büyük din adamları) yeni yorumları ile Noel ve bu minval üzere kutlanan diğer günler, zamanla içerik değiştirerek İsa’nın doğum gününe ad olmuş ve bu anlamda insanlığı ezeli günahtan kurtarmak üzere Tanrı Oğlu İsa’nın yeryüzünde cisimleşerek onun doğuşunun hatırasına kutlanan bir bayram haline dönüşüvermiştir.

Şu anda Batı Kilisesinin kabul ettiği 25 Aralık günü antik Roma’da güneş tanrısı “Mitra” adına yapılan kutlamaların, Doğu Kiliselerinin kabul ettiği 6 Ocak ise, Grekler arasında kutlanan “Aion”un (Işık Bayramı) yerine geçmiştir. Hıristiyanlar tarafından Noel bayram olarak ilk kez Hz. İsa’dan üç asır sonra, miladi 336’dan itibaren kutlanmaya başlanmıştır.

Bu gün Noel, Batıda İngilizce, “Mesih’in ayini” manasına gelen “Christmas”, Doğu kiliselerinde ise Yunanca “İsa’nın doğumu” anlamına gelen “Hristugennea” terimi ile ifade edilmektedir.

Hz. İsa Ne Zaman Doğdu?

Bu gün dünya müslümanları hilalin görünüp görünmemesi nedeniyle Ramazan ve Kurban bayramlarını bir veya en fazla iki gün arayla kutladıkları için kimi çok bilmişler tarafından eleştirilmektedir. Oysa Hıristiyanlar Hz. İsa gibi kendi dinleri için çok çok önemli birisinin doğum gününü tam 10 gün arayla (25 Aralık ve 6 Ocak) farklı farklı günlerde kutlamaktadırlar. Bunun da sebebi bir çok konuda olduğu gibi Hz. İsa’nın doğumunda İncil yazarlarının verdikleri ihtilaflı ve çelişkili tarihlerdir. (Bu konuda İslami kaynaklarda da bir bilgi yoktur) Bu gün Hz. İsa’nın doğumunun miladi senenin başlangıcı olduğu fikrini ilk ortaya atan kişi Hz. İsa’dan 500 yıl sonra gelen (ö.550) Denys le Petit adlı Romalı bir papazdır. Oysa mevcut İncillerin verdiği bilgilere bakıldığında, bu gün umumiyetle inanıldığı şekliyle Hz. İsa’nın miladın başında doğmadığı kesindir.

Burada diğer İncillerde verilen çelişkili ifadeleri bir yana bırakıp sadece Matta İncili’nden kısa bir örnekle konuyu bağlayalım. Mevcut İncillerde Hz. İsa’nın Kral Hirodes’in günlerinde doğduğu bildirilir (Matta 2/1). Kral Hirodes’in, Hz. İsa’nın doğumundan daha sonra öldüğü yazılıdır (Matta 2/1). Tarihi verilere bakıldığında Hirodes’in gerçekte Roma takvimi ile 750’de, şimdi kullandığımız miladi takvimle, M.Ö. 4’te (milattan önce dört) öldüğü bilinmektedir. O halde İncillere göre Hz. İsa M.Ö. 4 yılından daha evvelki bir tarihte doğmuş olmalıdır. Genel kanaat Hz. İsa’nın M.Ö. 6 veya 5 yılında doğduğu şeklindedir. Dolayısı ile Matta’nın verdiği bilgilere göre Hz. İsa, bilinenin aksine en az beş yıl daha önce doğmuştur. Bu gün kutlanan tarihlerin Hz. İsa’nın doğumu ile ilgili olduğu çok şüphelidir, hatta alakasız bir tarihdir. Bu gün kutlanan tarihler çok sonraları, uzun teolojik ve felsefi tartışmalar neticesinde Kilise Babalarının belirlediği tarihlerdir.

Salih İNCİ

Yılbaşı kutlamak ve Noel Caiz mi?

 

Ödev Ödev Bizim hikayeler - Hikaye Arşivi Mersin Kablo TV - Mersin Uydunet