Hasta Ziyareti ve Uyulması Gereken Kurallar
Yazar Site Yöneticisi .   

Hastaların Ziyaret Edilmesi
Sağlık gibi hastalık da insanlar içindir. Hemen her yaşta, insanların yakasına yapışabilen hastalıklar vardır. Hastalık, üzüntü ve sıkıntı kaynağıdır. Bu durumda insan, yakınlarını ve dostlarını yanında görmek, onların tatlı sözleri ve yardımları ile teselli bulmak ister.
Hastaları ziyaret etmek Peygamberimizin sünnetidir. Peygamberimiz kendisi hastaları ziyaret eder (Buhârî, Cenâiz, 2, 80, Merdâ, 11), ashabına da hastaları ziyaret etmelerini emrederdi. (Buhârî, Cenaiz, 2) Hasta ziyaretinde mümin, gayr-i müslim ayırt etmezdi. (Ahmed, III, 175) “Kim bir hastanın hâl ve hatırını sormaya gider veya Allah için sevdiği bir kişiyi ziyaret ederse, ona bir melek şöyle seslenir: Sana ne mutlu! Güzel bir yolculuk yaptın. Kendine cennette barınak hazırladın!” (Tirmizî, Birr, 64) sözleriye hasta ziyaretini teşvik ederdi. Çünkü hastayı ziyaret etmek Müslümanın Müslümana karşı bir hakkıdır. (Müslim, Selâm, 5)

İnsanî görevlerden biri olan hasta ziyaretinin hem hasta hem de ziyaret eden açısından büyük yararları vardır. Hasta ziyareti ile Müslümana karşı bir görev yerine getirilmiş, hastaya moral verlmiş, hastanın gönlü alınmış, acıları paylaşılmış ve hafifletilmiş, hasta yalnızlık ve kimsesizlik duygusundan kurtarılmış, ona yaşama sevinci verilmiş, sosyal ilişkiler ve dostluklar geliştirilmiş ve sevap kazanılmış olur. (Tirmizî, Edep, 45; Nesâî, Cenâiz, 53) Bu tür kazanımlarla ilgili olarak Peygamberimizin çok güzel sözleri ve müjdeleri vardır. Konunun önemini dile getirme bakımından şu hadisleri zikredebiliriz.

Peygamberimiz (s.a.s.) şu hadisinde hasta ziyareti yapan kimsenin cennet meyvesi yemiş gibi olacağını bildirmiştir: “Kim bir hastayı ziyaret ederse ziyaret süresince “cennet hurfesi” içindedir. “Ey Allah’ın Elçisi! “Cennet hurfesi” nedir, denildi. Hz. Peygamber; “Cennet hurfesi, cennet yemişleridir” cevabını verdi. (Müslim, Birr, 42)

Hasta ziyareti yapanlara melekler dua ederler. Hz. Ali, Rasûlüllah (s.a.s.)’ı şöyle buyururken işittim demiştir: “Bir Müslüman, hasta olan bir Müslüman kardeşini sabahleyin ziyarete giderse, yetmiş bin melek akşama kadar ona rahmet diler. Eğer akşamleyin ziyaret ederse, yetmiş bin melek onun için sabaha kadar istiğfar eder ve o kişi için cennette toplanmış meyveler vardır.” (Tirmizî, Cenâiz, 2)

Hasta ziyaret eden Müslüman, mümin kardeşinin derdi ile dertlenmiş ve onun acısını paylaşmış olur. Acılar, dertler ve sıkıntılar paylaşıldıkça azalır. Peygamberimiz bu konuda müminleri şöyle nitelemiştir: “Birbirlerini sevmede, birbirlerine merhamet ve şefkat etmede müminlerin bir vücut gibi olduklarını görürsün. Vücudun herhangi bir organı rahatsız olursa, diğer azalar da ona uykusuzluk ve ateş ile iştirak ederler. (Buhârî, Edeb, 27)

Hasta ziyareti, Müslümanı Allah rızasına ulaştıracak ahlâkî davranışlardan biridir. Bu sebeple hasta ziyareti, vazgeçilmez bir görevdir. Bu görev yerine getirilirken bir kısım kurallara uyulması gerekir.

Hasta Ziyaretinde Uyulması Gereken Kurallar

Hasta ziyaretinde aşağıdaki kurallara uyulması bir görev, ahlâkî bir davranış ve edeptir. Bu kurallara uyulmazsa ziyaretten beklenen yararlar elde edilemez. Bu kuralları şöyle özetleyebiliriz:

1- Ziyaret için uygun bir zaman seçilir, mümkünse ziyaret saati önceden bildirilir ve ziyarete temiz bir kıyafetle gidilir.

2- Hasta evinde ise evine kapı çalınıp izin alınarak ve selâm verilerek girilir. Hastanede ise ziyaret saatlerinde gidilir. Hastaya sağlık ve şifa dileğinde bulunulur, geçmiş olsun, Allah şifa versin, nasılsınız, iyi misiniz gibi sözlerle hâl-hatır sorulur. Hastaya iyi ve moral verici sözler söylenir. Peygamberimiz (s.a.s.), ziyaret ettiği hastanın yanına girdiği zaman ona, “Geçmiş olsun, inşallah hastalığın günahlarını temizler.” dediği rivayet edilmiştir. (Buhârî, Merda, 10)

3- Hasta ziyareti kısa tutulur. Hastayı bir anda çok kişi ziyaret etmemelidir. Çünkü hastalara, dışarıdan kolayca başka hastalıklar bulaştırılabilir. Hastayı üzecek, moralini bozacak ve onu yoracak söz ve davranışlardan sakınılır. Güzel şeylerden bahsedilir. Hastanın yanında asık suratla durulmaz, güler yüzlü olunur ve tatlı sözler söylenir. Hastaya bir isteği olup olmadığı sorulur. Ziyarete hastanın sevdiği bir hediye veya okuyabileceği bir kitap veya bir çiçek veya bir kolonya götürülebilir. Ancak hediyenin hastaya ve hastalığına uygun olmasına dikkat edilir.

4- Öksürüğü, aksırığı, ateşi ve bulaşıcı bir hastalığı olanların hasta ziyareti yapmaması; yoğun bakımda ve yanık ünitesinde yatan, bulaşıcı hastalığı olan, bağışıklık sistemi bozuk olan, kanser tedavisi olan, organ nakli yapılmış olan; mikroplara karşı savunma mekanizmaları oldukça zayıflayan, doktoru tarafından ziyaretinde sakınca görülen hastaların ziyaret edilmemesi gerekir. Çünkü hastaya başka hastalık bulaştırılabilir.

5- Hastaya dua edilir. Peygamberimiz hastalara dua edilmesini teşvik ettiği ve kendisinin de dua ettiği hadis kitaplarında bildirilmektedir. Meselâ sahabeden Sa’d ibni Ebî Vakkâs (r.a.), hastalandığımda Rasûlullah (s.a.s.) beni ziyarete geldi ve üç defa, “Rabbim, Sa’d’ı iyileştir” diye dua etti demiştir. (Müslim, Vasâyâ, 8) Hz. Aişe validemizin bildirdiğine göre Peygamberimiz (s.a.s.); aile fertlerinden biri hastalandığı zaman sağ eliyle hastayı sıvazlayıp; “Ey bütün insanların Rabbi olan Allahım! Bu hastanın ıstırabını gider ve ona şifa ver. Şifayı veren ancak Sensin. Senin şifandan başka şifa yoktur. Bu hastaya öyle bir şifa ver ki, onda hiçbir hastalık izi kalmasın.” diye dua etmiştir. (Buharî, Merdâ, 20)

6- Hastane ziyaretlerinde odalarda yüksek sesle konuşulmaması, bir şey yenilip içilmemesi, diğer hastaların rahatsız edilmemesi, moral bozucu söz ve davranışlardan kaçınılması, hasta başında ve hastane ortamında herhangi bir yere ve tedavi malzemelerine dokunulmaması, hastaya doktorunun izni yoksa herhangi bir gıda getirilmemesi, hasta mahremiyetine saygı gösterilmesi gerekir.

7- Bazı hastalar, hastalıkları sırasında hep ölümü düşünürler. Böyle kimselerin uygun sözlerle teselli edilmesi ve kendilerine moral destek verilmesi gerekir. Hasta ölüm yatağına düşmüş ise, ona duyurmak için yanında kelime-i şehadet telkin edilir. (Buhârî, İsti’zân, 29) Peygamberimiz, “Kim, ‘lâ ilâhe illallah’ tevhit kelimesini bilerek ölürsü cennete girer” buyurmuştur. (Müslim, İman, 43 )

8- Hasta uzakta ise veya başka sebeplerle bizzat gidilip hasta ziyaret edilemiyorsa, bir başkası aracılığı ile veya mektup, telefon gibi haberleşme araçları ile selâm, sağlık ve şifa dilekleri iletilerek bu görev yerine getirilebilir.


Sonuç olarak; insan hastalanabilir özellikte yaratılmıştır. Hasta insanın maddî ve manevî anlamda tedavi olması dinî bir görevi olduğu gibi, hastanın ziyaret edilmesi de dinî bir görevdir. Kurallarına uyularak yapılan hasta ziyareti hastaya moral verir, iyileşmesine katkı sağlar, dostukları pekiştirir ve ziyaret edene sevap kazandırır.

KONUYLA İLGİLİ TİYATRO

Sağırın Hasta Ziyareti

(İyi kalpli sağır adam, bir gün komşusunun hasta olduğunu öğrenir. Ve kendi kendine konuşmaya başlar)

SAĞIR: Komşum hastalanmış onun ziyaretini yapmam, hal ve hatırını sormam lazım. Yoksa ayıp olur. Ama ben sağır bir adamım, o da hasta, sesi çıkmaz. Ne yapsan acaba?!

(Bunu düşünerek odada bir iki tur atar, sonra)

SAĞIR: Zaten hastaya belli sorular sorulur, belli cevaplar alınır. Dur Bir Provasını yapayım:

SAĞIR: Ben “nasılsın diye sorarım”, O “iyiyim teşekkür ederim” diyecektir.

Sonra “Ne yiyip ve içiyorsun” derim, elbette bir yemek ismi söyleyecek, ben de “afiyet olsun” derim.

“Hangi Doktor bakıyor sana” diye sorarım bir doktor adı verecektir, ben de “iyi doktordur O” derim olur biter, (diye düşünür ve hastayı ziyarete gider.)  

(Kapıyı çalar)

İçerde Hasta komşu Sağır Komşunun geldiğini duyunca suratını ekşitip, biraz homurdanır:  

HASTA KOMŞU: Hah geldi işte bizimki,  şimdi işin yoksa buna laf anlat!

SAĞIR: Selamun Aleyküm Komşum

HASTA KOMŞU: (Sertçe) Aleyküm Selam

(Sağır Komşu Hastanın Baş ucuna oturur.)

SAĞIR: Nasılsın Komşum?  

HASTA KOMŞU: (inleyerek;) Aaah Ölüyorum ! der.


SAĞIR: Oh, oh çok memnun oldum.  

HASTA KOMŞU: Hasbunallaaah! Bu ne demek be adam ölümüme memnun mu oluyorsun!

(Sağır onun kızdığını duymaz tabi ve hazırladığı diğer soruyu sorar)


SAĞIR: Ne yiyip ne içiyorsunuz ?  
HASTA KOMŞU: (hasta kızgınlıkla;) Zehir der.  

(Sağır onun bir yemek ismi söylediğini zannederek)
SAĞIR: Oh oh, Afiyet olsun, yarasın!

(diye karşılık verir, hasta büsbütün çileden çıkmıştır. Sağır adam sormaya devam eder;

SAĞIR: Tedavi için doktorlardan kim geliyor?  

HASTA KOMŞU: (Öfkeyle) Azrail geliyor Azrail!


SAĞIR: Oooo Çok bilgin, tecrübeli bir doktordur o! İnşallah yakında seni dertlerinden kurtarır

(deyince, Hasta dayanamaz;)
HASTA KOMŞU: (Öfkeyle) Defol be adam evimden, beni deli etmeye mi geldin!

(Diye bağırır!)

Sağır adam ise komşuluk görevini yerine getirdiği için çok memnun bir şekilde evden ayrılır Fakat Hasta adamın öfkelenmesine bir anlam verememiştir. Kendi kendine:

Yazık, Komşumun rahatsızlığı onu pek de sinirli yapmış canııım, vah vah!  (diyerek sahneden ayrılır)

**********

Hikaye: Mevlana
Senaryo: M. Necmeddin DİNÇ

 

Ödev Ödev Bizim hikayeler - Hikaye Arşivi Mersin Kablo TV - Mersin Uydunet