Peygamberimizin İsmini Çocuklara Vermek
Yazar Mehmet Nezir GÜL   
ImageAnne babanın görevlerinden birisi çocuğuna güzel bir isim vermektir. Utanmayıp iftihar edeceği, örnek alacağı, anlamlı bir isim vermek, bir babanın çocuğuna bırakacağı en güzel miraslardan birisidir. Bu yüzden Müslümanlar çocuklarına isim vermek konusunda dikkatli ve titiz olurlar...

Daha çocuk dünyaya gelmeden önce tatlı bir telaş kaplar yürekleri. Bir peygamber ismi, tarihi bir şahsiyetin adını veya ailesinden uygun bir ismi vermek için düşüncelere dalar. Hatta bunun için isimler sözlüğünü elinden düşürmez, isimlerin anlamları üzerinde yoğun mütâlâlara girer.

 

Çocuklara güzel isim vermeyi Peygamber Efendimiz (as) de, bize emretmiştir: “Sizler kıyamet günü isimlerinizle ve babalarınızın isimleriyle çağrılacaksınız. Öyleyse isimlerinizi güzel yapın.”(Kütüb-i Sitte, c. S.424 H.N. 113) Ve bu manada, anne babaların daha önceden verdikleri bazı kötü isimleri, bizzat kendisi değiştirmiştir. Bir örnek olması açısında şunları belirtmekte fayda görüyoruz: Âsiye yerine Cemile, Berâ yerine Zeynep, Hazn (sert) yerine Sehl, Harb (Savaş) yerine Silm (barış) isimlerini vermiştir. (A.g.e. s.440)

 

Gerek toplumumuzda gerekse diğer İslam milletlerinde, bugün de bu hassasiyeti genel anlamda en güzel bir şekilde, memnuniyetle görüyoruz. Müslümanların koymak istediği isimlerin başında da, Tüm Zamanların Efendisi, Hz. Muhammed (sav)’in adını koymak gelmektedir. Bununla ilgili tespitleri bir sonraki yazıya bırakarak, tarihi süreç içinde durumun ne olduğuna bir bakmakta fayda vardır.

 

Peygamberimizin adını verme işi daha asr-ı saadet’te gündeme gelmişti. Sahabiler, sevgili Peygamberlerinin adını vermeye başlamışlardır.

 

Muhammed İsmi Verilebilir Mi?

Peygamber Efendimiz (as) zamanında bu çerçevede değerlendirmeler olmuş, hatta ismin veya künyenin verilmesinin uygun olup olmayacağı bir ara tartışılmış bile.

Önce şu rivayete bir bakalım:

 

Cabir (ra) anlatıyor: Bizden birinin oğlu dünyaya geldi de adını Muhammed koydu. Bunun üzerine kavmi ona:

-Sana Resûlullah (sav)’ın ismini koymana müsaade etmeyiz, dediler. O da çocuğunu sırtına alarak yola çıktı ve Peygamber Efendimiz (as) in yanına gelerek şöyle dedi:

-Ya Resûlullah (sav)! Bir oğlum dünyaya geldi de adını Muhammed koydum. Ama kavmim bana, “Resûlullah (sav)’ın ismini koymana izin vermeyiz.” dediler.

Bunun üzerine Allah Resulü (sav) şöyle buyurdu:

-Benim ismimi takın ama künyemi takmayın. (Sahihi Müslim, Kitabu’l Adap, c.9 s.522 H.N.2133)

Bu ve buna benzer rivayetlerden anlaşılan o ki, kendi ismini kullanmayı, Peygamber Efendimiz (as) yasaklamamış ve izin vermiştir. Gerçi merhum Ahmet Davudoğlu Hoca, Müslim Şerhinde, (Sahihi Müslim Tercüme ve Şerhi, Ahmed Davudoğlu, c.9 s.528) kaynağını belirtmeden, Peygamber Efendimiz’den; “Çocuklarınıza Muhammed ismini veriyor, sonra da onlara lanet ediyorsunuz.” Şeklinde bir hadis-i şerif aktarmaktadır. Ve buna dayanarak bazı âlimler, Muhammed isminin verilmesini bazı sebeplerle hoş görmemektedirler.

 

Muhammed İsminin Yasaklanması

Çok ilginçtir, Allah Resulü (sav)’nün isminin kullanılmasını Hz. Ömer, özellikle Kûfelilere gönderdiği bir genelgeyle “Bundan böyle hiç kimse çocuklarına Hz. Peygamber’in ismini koymasın.” diyerek yasaklamıştır. Hatta Medinelilerden, çocuklarına verdikleri Muhammed ismini değiştirmelerini bile istemiştir.

 

Hz. Ömer’in Muhammed ismini yasaklaması, elbette, insana ilk anda biraz garip gelmektedir. Ancak sebebine baktığımızda bunun, makul bir gerekçesinin olduğunu anlıyoruz.

Şu olay Halife Ömer (ra)’i çok sarsar: Kendisinin, Muhammed b. Zeyd adındaki yeğenine adamın birinin sövüp saydığını görür. Bunun üzerine, çok kızan Hz. Ömer, yeğeni Muhammed’i çağırarak şöyle der:

-“Görüyorum ki, senin sebebinle Allah Resulü (sav)’ne sövülüyor.

Vallahi, bundan sonra, yaşadığın müddetçe, hiç kimse seni Muhammed diye çağırmayacak.

Adın bundan sonra Abdurrahman olacak.” (Geniş bilgi için bkz. Müslim Tercüme ve Şerhi, Ahmed Davudoğlu, c.9 s.528, Mustafa FAYDA, Ahmed TDV İslam Ans. c.2 s.30, Ali YARDIM Şemâil s.433)

Sahabilerden bu konuya dikkat çeken sadece Hz. Ömer değildi elbette. Enes b. Malik (ra) de, “Hem çocuklarınıza Muhammed ismini koyuyorsunuz, hem de onlara lanet okuyorsunuz.” Diyerek, bu konudaki vicdanî rahatsızlığını dile getirmiştir.

 

Muhammed İsmi Bir Sorumluluk Gerektirir

Evet, bu ve benzeri durumlar bize iki noktada sorumluluk getirmektedir.

Birincisi; Muhammed ismini alan kişiye düşen sorumluluk.

İkincisi de; bu isimle evladını, kardeşini, arkadaşını, yakınını çağıran, onunla diyalog halinde olan şahıslara düşen sorumluluk.

 

Muhammed ismini almak gerçekten büyük bir sorumluluk getirmektedir.

İsim sahibi, isminin taşıdığı manayı, Peygamber Efendimiz (as)’i hiçbir zaman unutmamalıdır. Çünkü kendisine her bakan, seslenen, ister istemez Peygamber Efendimiz (as)’i hatırlamakta, hatırlatmaktadır.

 

O mübarek ismi taşırken yalandan, hileden, tenbellikten, Müslüman şahsiyetine yakışmayan hareketlerden kaçınmalıdır.

 

Bu ismi almış olan kişi, eğer bu yükü kaldıramayacaksa değiştirsin.

Evet değiştirsin ismini. Peygamberimin ismini nasıl değiştireyim, diye düşünmeden bunu yapsın. Çünkü böyle yapması daha hayırlı olur. Kendi peygamberine söz getirmemiş olur.

 

Adı Muhammed olan bir yakınına seslenen kişi de, seçtiği ifadelere dikkat etmelidir.

Olumsuz sıfatlarla birlikte Peygamber Efendimiz (as)’in ismini birlikte asla anmamalıdır. Kendine, diline hakim olmalıdır. Şahsa olan kızgınlığını dile getirirken vebâle girmemelidir. Hz. Enes’in buyurduğu gibi, bir skandala yol açmamalıdır.

 

Bu arada acizâne bir kanaatimi arz etmek istiyorum: Aslında ebeveynler, çocuklarına sadece Muhammed ismini mümkün mertebe vermemelidirler. Muhammed’in yanı sıra, ikinci bir isim vererek durumu, tehlikeli alandan çıkarmalıdırlar. Böyle yapmak, tedbir açısından daha uygun olur diye düşünmekteyiz.

En doğrusunu Allah bilir.***

 

 

Ödev Ödev Bizim hikayeler - Hikaye Arşivi Mersin Kablo TV - Mersin Uydunet