4/2.2. Sözünde Durmak, Dürüst ve Güvenilir Olmak ve Temizlik

Sözünde durmak; herhangi bir konuda, yapacağını söylediği işi yapmaktır. Diğer bir deyimle “sözünün eri olmaktır.”

Dürüst; doğru olmak, özü sözü bir, sağlam karakterli, doğru kimse anlamına gelir. Güvenilir; güven duygusu uyandı-ran, itimat edilen, dürüst anlamlarına gelir. Dinimiz, sözünde durmayı, dürüst ve gü-venilir olmayı temizliğin en önemli yönü olarak ele almıştır. Çünkü davranışlarımız bizim içimizin temizliğini gösterir. İç temizliği, güzel davranışlarla dışa yansır.


Peygamberimiz, dürüst davranışın, ölçülü hareketin ve güzel bir görünüşün iyi insanların özelliklerinden olduğunu söyler. Kur'anıkerim’de Allah, sözünde durma, dürüst ve güvenilir olmanın önemini vurgular. Bu konudaki ayetlerden bazıları şunlardır:
"O müminler, güvenilir ve verdikleri sözü yerine getirirler.” (40/Müminun suresi, 8)
“Ey iman edenler! Verdiğiniz sözleri yerine getirin.” (5/Maide suresi, 1)
“O hâlde seninle beraber tevbe edenlerle birlikte emrolunduğun gibi dosdoğru ol.” (11/Hud suresi, 112)
Peygamberimiz de; “Söz vermek borç gibidir.” (Buhari, Hibe, 18)
buyururlar.

Verilen  sözde durulmayan, dürüstlük ve güven anlayışının bulunmadığı toplum-arda sorunlar artar. Birbirlerine dürüst davranmayan aile bireyleri arasında da güven duygusu kalmaz.

ÖZLÜ SÖZLER
“Ya göründüğün gibi ol, ya da olduğun gibi görün.” (Mevlâna)
“İçi temiz olanın, dışı da temiz olur.” 
“Özü sözü bir olmak.”

Image

Dinimiz, iç temizliğin başta gelen şartı olan doğruluğa önem verir. Bu konuda peygamberimiz ile bir adam arasında şöyle bir konuşma geçer: “Ey Allah’ın peygamberi! Öldükten sonra beni cennete götürecek bir şey söyle de onu yapayım.” diyen adama peygamberimiz ”Allah’a inandım de, dosdoğru ol.” yanıtını verir. (Müslim, İ-man, 63)

HİKAYE OKUYALIM:


DÜRÜST TÜCCAR
Büyük bir ilim adamı olan Ebu Hanife aynı zamanda kumaş ticaretiyle uğraşan bir esnaftı. Bir akşam üzeri dükkânına iki müşteri geldi. Kumaş toplarından birini beğendiler; fakat akşam namazı çok yakın olduğu için alışverişe sabah devam etmek üzere ayrıldılar.
Sabah olunca dükkâna erkenden  başka iki müşteri geldi. Tezgâhın üzerindeki kumaşı onlar da beğendiler ve almak istediler. Ebu Hanife; “Bu kumaş satıldı. Siz başka bir kumaşa bakın.” diyerek adamların isteğini geri çevirdi. Adamlar o kumaşı almak istediklerini söyleyip iki katı para vermek istediler. Ebu Hanife, “Bu kumaş satıldı.” diyerek teklifi yine reddetti. Müşteriler ısrarlıydı. Bu defa kumaşın değerinin üç katı para teklif ettiler. Bunun üzerine Ebu Hanife, “İsterseniz değerinin yüz katını verin, yine de size veremem. Çünkü ben bu kumaşı başka müşterilere sattım, sözümden dönemem.” diyerek adamların isteğini geri çevirdi.

 

Ödev Ödev Bizim hikayeler - Hikaye Arşivi Mersin Kablo TV - Mersin Uydunet