NAMAZIN KEYFİYETİNİ YAHUDİLERDEN Mİ ALDIK? HAYRET...

Dr. Mehmet SÜRMELİ

18-01-2018 15:10


Namazla ilgili Kur’an’da 100’e yakın ayet vardır. Arapça da “salat” kelimesiyle ifade edilir. Farziyeti Kitap, sünnet ve icma ile sabittir. Namaz risaletle beraber farz kılınmıştır. İlk gelen surelerden Müzzemmil suresi 2-4. Ayetler ile 20. Ayeti bu konuyu açıkladığı gibi, Müddessir Suresinin 43. Ayeti de yeterli bilgiyi vermektedir. Nüzul sırasına göre sure taraması yapacak olursak delillerimizi daha da çoğaltabiliriz. İslâm’ın ilk yıllarında namaz üç vakit olarak kılınmıştır. Miraç gecesinde ise beş vakit olarak düzenlenmiştir. İslâm uleması namazın beş vakit olduğuna dair Kur’an’dan deliller getirmişlerdir.[1] Gündüzün ve gecenin taraflarından kast edilenlerin sabah, öğle, ikindi, akşam ve yatsı namazları olduklarına dair deliller göstermişlerdir. Namazın beş vakit olduğuna dair Kur’an-ı Kerim’den en kuvvetli delil bize göre şu ayettedir: “حَافِظُواْ عَلَى الصَّلَوَاتِ والصَّلاَةِ الْوُسْطَى وَقُومُواْ لِلّهِ قَانِتِينَ”  “Namazlarınızı hakkıyla eda edin; hiçbir namazı fevt etmeyin. Bilhassa da orta namazına dikkat edin; mutlaka kılın. Namaz dâhil bütün davranışlarınızda Allah’a mutlak itaat edin.”[2]İmam Maturidi burada “orta namazı” ile anlatılmak istenenin bizzat namaz olduğuna vurgu yapmış ve bütün namazların orta namazı oluşuna dikkat çekmiştir. Bunun anlamı hiçbir namazın geçirilemeyeceğini ve namazın dinden oluşunu beyan etmektir. Bu açıklamasının ardından diğer görüşleri de ortaya koymuş ve orta namazının ikindi namazı olduğunu iddia eden görüşlere de yer vermiştir.[3] Namazı üç vakit olarak düşünürsek, Bakara suresindeki bu ayetegöre ortanın sağında ve solunda iki vakit kalmaktadır. Arapçada iki cemi/çoğul değildir. Dört vakit düşünürsek, dördün ortası yoktur. Beş vakit vakit olduğunda ise orta namazının iki tarafında kalan dört ayetteki çoğul ifadenin de karşılığıdır.

Burada şu önemli hususu paylaşmakta yarar görüyoruz. Müslümanlar Mekke’de risaletle beraber namaza başladıklarında, Kâbe’ye dönerek namaz kılmışlardır. Dolayısıyla Müslümanların Mekke’de ilk kıbleleri kâbe’dir. Zaten Kâbe’ye yönelmeselerdi Mekkeli müşrikler bu durumu dillerine dolarlar ve ilk Müslümanların aleyhlerine kullanırlardı. Peygamber Efendimiz ve sahabesi, Mekke döneminde sadece Kâbe’ye yönelerek namazlarını eda etmişlerdir. Medine döneminde ise Hz. Peygamber(s.), Yahudi kabilelerinin ve reislerinin Müslüman olurlar gayret ve siyasetiyle Mescid-i Aksa’ya dönerek bir buçuk yıl kadar namaz kılmıştır. İstenen hedef gerçekleşmeyince ilahi emirle yeniden Kâbe’ye yönelmiş ve namaz kılmıştır.[4] Kıyamete kadar de Kâbe Müslümanların kıblesidir. Mescid-i Aksa için ilk kıblemiz ifadesi bilimsel hatadır. Medine’deki ilk kıblemiz denir ve bu geçici süre kast edilirse doğru ifade edilmiş olur. Bu açıklamaları yanlış kullanımları önlemek amacıyla gerekli lüzum üzerine yapmak zorunda kaldık.

Hadislerde ise Peygamber Efendimiz, namazın beş vakit olduğunu defalarca beyan etmiştir. Vakitlerini Yüce Allah, Cebrail’e bildirmiş, Cebrail’de beş ayrı vakitte Resulullah’a imamlık yaparak namazın keyfiyetini öğretmiştir.[5] Bu meyanda Hz. Peygamber şu açıklamayı yaparak namazın beş vakit olduğunu ümmetine açıklamıştır: “Allah, beş vakit namazı kullarına farz kılmıştır. Kim ki güzel bir şekilde abdestini alır, rükûsunu, secdelerini tam yaparak huşu içerisinde vaktinde namazlarını eda edecek olursa, o kişinin günahlarını Allah’ın bağışlayacağına dair ahdi/sözü vardır.”[6] Hz. Aişe’den mervi bir rivayette ise; yukarıdaki şartlara riayet edilerek “Namazlarını kılan bir şahsa cehennemin haram kılınacağı/kesinlikle ateşe atılmayacağı”[7]müjdesi verilmektedir. Hz. Peygamber’in; “Allah Teâlâ, kullarının üzerine bir günde beş vakit namaz kılmalarını farz kılmıştır.”[8] Buyruğu namaz vakitlerinin sayısını net olarak bildirmektedir. Hz. Abdullah b. Mesud’dan; “Beş vakit namaza mutlaka devam edin”[9] biçiminde gelen rivayet, sahabenin de namazı beş vakit kıldığının kanıtlarıdır. Bütün bunlara rağmen yeniden namazın vakitlerini gündeme taşıyıp konu etrafında yapay gündemler oluşturmak, Müslümanları inanç ve ibadetleri konularında tereddüde düşürmek eğer bir projenin dillendirilmesi değilse, en azından hamakattır.

Daha önce açıkladığımız üzere, namazın vakitlerini ve keyfiyetini Allah Teâlâ Peygamberine bildirmiştir. Bu durumu Peygamber Efendimiz şu hadislerinde yeterince açıklamıştır. “Cibril(a.) geldi ve bana imam oldu. Onunla beraber ayrı vakitlerde beş vakit namazı kıldım.”[10] Cebrail’in Peygamber Efendimize imam olması namazın evsafının akılla bilinemeyeceği hakikatinden kaynaklanmaktadır. Hz. Peygamber, Cebrail’den öğrendiklerinin aynısını ümmetine öğretmiştir. Her namazın ilk ve son vakitlerini de yine Cebrail, Hz. Peygambere talim etmiştir.[11] Sünnet ve hadisler hakkında ileri geri cahilce söz sarf edenlerin, hadisler kabul edilmediğinde nasıl namaz kılacakları gerçekten merak konusudur. Sünnet-hadis bilinmeden ibadet etmek mümkün değildir. Araştırmalarımız ve imanımız çerçevesinde biz böyle inanıyoruz. Bu yol aynı zamanda ilmin yoludur. Durum böyle iken Müslümanların kaynaklarını bırakıp internet üzerinden kirli bilgileri önceleyip Yahudi ritüellerini; “Peygamber namazın keyfiyetini bildirmese idi namaz kılınmazmış” sözleriyle öne çıkarmak, Müslümanlar ve kaynaklarıyla alay etmek çok insafsız bir yaklaşımdır.

[1] Bak: Hasan e- Basri, Tefsir, c. I, s. 409; Maturidi, Te’vilat, c. VI, s.  193-4; Ebu’s Suud, İrşad’ü-l akl’ı-s Selim, c. IV, s. 383.

[2] Bakara 2/238

[3] Maturidi, Te’vilat, c. II, s. 209.

[4] Bak: Bakara 2/144,145,149,150.

[5] Buhari, 59, Bed’ü-l Halk, 6, c. IV, s. 81; Nesai, Mevakıt, c. I, s. 245-6

[6] Ahmed, Müsned, c. V, s. 317.

[7] Ahmed, Müsned, c. IV, s. 267.

[8] Heysemi, Zevaid, c. I, s. 293.

[9] Ebu Davud, 2, Salat, 47, had.no: 550, c. ı, s. 373.

[10] Buhari, 59, Bed’ü-l halk, 6, c. IV, s. 81; Nesai, Mevakıt, I, c. I, s. 245-6.

[11] Ahmed, Müsned, (Tah: Muhammed Şakir, Had. no: 3081) c. V, s. 34.

MEHMET SÜRMELİ

 

Diğer Yazıları
Akif CEMİL
Dr. Mehmet SÜRMELİ
Ercan HARMANCI
İktibas
Mehmet Nezir GÜL
Mehmet Şevket EYGİ
Muhammed ERİNÇ
Ömer Erdoğdu
HAVA DURUMU


NİĞDE