Ne Olacak Bu Çocukların Hâli

Yazarımız Mehmet Dr. Mehmet SÜRMELİ'nin Anne Babaların sorumluluklarına dikkat çektiği kısa ve öz yazısını dikkatlerinize sunuyoruz.

08-06-2020 10:40

Haberler » HAYAT


Müslümanların çocuk ve genç nüfusu ise diğer milletlere göre daha çoktur. Onların itikadi durumları ve fikri gelişimleri bilinerek yeni projeler yapılmalı ve gençlerin Müslüman kalmaları sağlanmalıdır. İslâm bilginleri irtidat olayının gerçekleşmesi için bir zorlamanın (ikrah-ı mülci) olmaması, kişinin akıllı ve akli olgunluk içerisinde bulunmasını şart koşmuşlardır. [1] İşte burada Sabiyyi akilin durumuna değinmek gerekir.
 
Bu çocukların imanları ve küfürleri geçerli midir? Çocuk olmaları ve akli olarak tam bir olgunluk içerisinde bulunmamaları meseleyi fukaha arasında tartışılır hale getirmiştir. İmam Ebu Hanife ve öğrencisi İmam Muhammed Hasan eş-Şeybani, sabiyy-i âkil denen temyiz çağındaki çocuğun İslâm’ını da irtidadını da sahih saymışlardır. Hz. Ali ve çocukken Müslüman olan bazı sahabilerin İslâm’ının geçerli olmasını da örnek olarak vermişlerdir. Fakat çocuk, irtidat edecek olursa ona bir ceza verilemeyeceğini; İslâm’ın kendisine arz edilip öğretileceğini,hatta Müslümanlığa zorlanacağını söylemişlerdir. [2]
 
Ebu Hanife’nin diğer öğrencisi Ebu Yusuf ise böyle bir çocuğun İslâm’ının geçerli fakat irtidatının sahih olmadığını beyan etmiştir.[3] Gerek Ebu Hanife ve arkadaşlarının gerekse diğer imamların görüşleri ve konu ile ilgili açıklamaları içtihadidir. İsabet etmiş de, etmemiş de olabilirler. Eğer çocukların durumu ile ilgili kanaatinde Ebu Hanife isabet etmiş ise bu durum velilere ağır bir yükümlülük getirmektedir. En çok sevdikleri bu varlıklarla; çocukları ile daha çok ilgilenmeleri gerekecektir.
 
Hiçbir veli, Hz. Nuh’tan kıymetli değildir. Onun oğlu bile küfrü tercih ederek babası ile olan velayet bağını kopardıysa[4] bizim çocuklarımız da böyle bir durumla karşılaşabilirler. Bundan dolayı çocukların okudukları, baktıkları, kullandıkları iletişim araçları, eğlence hayatları, arkadaş çevreleri, eğitim ve öğretim kurumları, komşuluk ilişkileri vb. durumlar aileler tarafından iyi bilinmeli, kontrol edilmeli ve itikadi sapmalara karşı önlemler alınmalıdır. Aksi takdirde istemedikleri hâlde insanlar kâfir anası-babası da olabilirler. Modern dünyada ailenin, okulun, sosyal hayatın, eğlencenin, ticaretin, hukukun referansları vahiy olmayınca, İslâm dışı kurallarla yönetilen bütün ülkelerdeki Müslüman çocukları zihinsel anlamda küfre açıktır.
 
İlkokuldan üniversiteye kadar pozitivist bir eğitim sürecinden geçen çocuk ve gençler irtidat tehlikesinin tam ortasındadırlar. Din kültürü dersi alan bazı aileler çocuklarının bu dersleri almamaları için uluslararası mahkemelere kadar başvururken, duyarlı Müslümanların(!), çocuklarının aldıkları pozitivist eğitim ve doğuracağı vahim neticeler için hiç ses çıkarmamalarının nedeni herhâlde küfre rıza değildir.
 
[1] Zuhayli, a.g.e, c. VI, s. 185-6
[2] el- Mavsıli, Abdullah b. Muhammed, el- İhtiyar, Çağrı Yay, İst. 1980, c. V, s.148; Zuhayli, a.g.e, c.VI, s.185; Cezeri, a.g.e, c. V, s.434
[3] Cezer, a.g.e, c.V, s.435
[4] Bak: Hud 11/46 İman olmazsa en yakınlarla bile velayet bağının olmayacağına dair bknz: Tevbe 9/23-24.  
 
Etiketler : Ne - Olacak - Bu - Çocukların - Hâli - | Okunma Sayısı : 181
İlginizi çekebilecek diğer haberler
Akif CEMİL
Dr. Mehmet SÜRMELİ
İktibas
Mehmet Nezir GÜL
Ömer Erdoğdu
HAVA DURUMU


NİĞDE